Doğalgaz hakkındaki bilinen en eski anlatım,M.Ö. 1000 civarından kalma.Parnassus Dağında keçilerini otlatan bir çoban,çatlağından alev fışkıran bir kayaya rastlamış.Çobanın keçileri kaçırıp kaçırmadığı bilinmiyor.Fakat yörenin Eski Grek sakinleri,yıldırım isabetiyle ateş olması gereken bir gaz sızıntısının beslediği bu ‘yanar kaynak’ ilahi kökenli olduğuna inanıp,etrafında bir tapınak yaptırmış.Tapınak ‘Delfi Mabedi’ olarak biliniyor.Mabedin bekçiliğini yapan rahibeler de,kehanet gücünü sönemeyen ateşten aldıklarına inanılan “Delfi’nin Kahinleri...”Doğal gazın ilk yararlı kullanımı,bilindiği kadarıyla M.Ö 5. yüzyılda.Çin’de kamışların ucuna takılan aşındırıcı parçalarla açılan petrol kuyularından çıkan doğal gaz,yine kamıştan oluşturulan boru hatlarıyla görece yakın mesafelere taşınıp,deniz suyunun buharlaştırılmasıyla tuz ve saf su eldesinde kullanılmış.
Ancak doğal gazı yakalayıp taşımak zor olduğundan kullanımı yaygınlaşamadı.Bundan sonra gazın 18. yüzyıl İngiltere’sinde deniz fenerleriyle sokak lambalarında kullanıldığı görülüyor.Fakat bu,kömürün oksijensiz ısıtılmasıyla elde edilen,bizim ‘havagazı’ da dediğimiz gazdı.1885 yılında Robert Bunsen’in kendi adıyla anılan ve gazın havayla uygun oranda karışıp temiz mavi bir alevle yanmasını sağlayan ocak başlığını keşfiyle birlikte,gaz konutlara da girdi.Büyük kentlerde havagazı üretim tesisleri kurulmaya başlandı.Halbuki petrolle birlikte çıkan doğal gaz,taşınamadığından boşuna yakılıyor veya atmosfere salınıyordu.
Yorum ( 0 ) Yorum yaz! Kalici Baglanti
<<Önceki Sayfa
|/|Sonraki Sayfa>>
Arkadasina Gonder!